22 Temmuz 2015 Çarşamba

İftar Sofraları 2015

blog2

NE GÜZELSİN RAMAZAN, GELİŞİN BAYRAM, GİDİŞİN BAYRAM...
Bir Ramazan ayını daha sağlıkla geride bıraktık çok şükür.
Bu yıl Ramazan benim için çok güzeldi, çünkü iki yıldır hamilelik ve emzirme nedeniyle tutamadığım orucuma kavuştum, o kadar mutluydum ki anlatamam.
Oruç insana tarifsiz bir huzur ve hafiflik sağlıyor keşke yılda bir kez olmasa daha sık olsa :)

Bu yıl Ramazan'ın bir güzel yanı daha eski performansımda olmasa da iftara misafir çağırabilmem oldu.
Aile içi kurulan çoğu zaman fotoğrafı dahi çekilemeyen iftarları saymazsak, üç tane de ağır misafir iftarı verdim. :)
Hem oruç tutmak hem de eski günlerdeki gibi misafir sofraları kurmak bana bana nasıl da iyi geldi.
Sonrasında da güzel bir bayram tatili yaptık. Bu kısımda süperdi...
(Bu kısmı instagram takipçileri her zaman olduğu gibi canlı yayında izlediler.) :)

blog3

Beni uzun zamandır takip edenler bilir, en ağır en kalabalık soframda bile abartı çeşit olmaz hiç bir zaman.
Çorba, ana yemek, yardımcı yemek, bir zeytinyağlı, bir meze ve Ramazansa eğer iftariyelikler.

blog4























Fikir vermesi açısından menüyü yazayım;
Üstteki sofranın menüsü;
    blog6

    Bir diğer sofrayı ise akrabalar için hazırladım. Tam bir klasik türk menüsü idi. :)
    Bu yıl Ramazan da favori yemeğim; karnıyarık idi.
    Hazırlaması biraz el oyalayıcı ve yemesi de biraz kalorili olsa da seviyorum ben karnıyarık efendiyi. :)
    Sofranın menüsü ise;
    blog8

    İftariyelikler...

    blog7

    Bu yıl; iftar sofralarımın demirbaşı;bu ağaç servis ve kanapeler oldu.
    Hem ben çok sevdim hem de misafirler :)

    blog5

    Özellikle burgu peynir kısmında çok eğlendim. Bu peynir hakikaten bir tasarım harikası! :)
    Ne yapsanız çok cici oluyor...

    blog1

    Kapanışı da sofraların ilk hali yapalım her zamanki gibi... :)
    Tüm davet sofralarımı ama özellikle Ramazan da soframın çatısını saatler önceden hazırlarım.
    Bu şekilde içim çok rahat eder, hangi tabakta neyi servis edeceğime karar vermiş olurum.
    Bu şekilde; hazırladığım bir çeşidi buzdolabında unutma riskini! ortadan kaldırmış olurum.
    Olur mu hiç öyle şey demeyin, oluyor valla :)
    Herkese kocaman sevgiler..

    16 Şubat 2015 Pazartesi

    Kahvaltı Sofrası

    Kahvaltı Sofrası 1

    HAFTANIN EN GÜZEL GÜNÜ, EN GÜZEL ÖĞÜNÜ...
    Hakikaten öyle değil mi ama? :)
    Genç, yaşlı, öğrenci, emekli fark etmez istisnasız herkesin en sevdiği gündür pazar günü.
    Cumartesi de çalışanlar için, hele kadınlar için biraz karmaşıktır genellikle.
    Temizlik mi yapsın, evle mi ilgilensin, kendi kişisel bakımları ile mi ilgilensin, anne ise yarın okula gidecek çocukların, ödevleri, giysileri ile mi ilgilensin, yemek mi hazırlasın yoksa hepsini bir kenara bırakıp, dinlenip, gezsin mi??
    Bilinmez :)

    Yaaa haftanın en güzel günü deyip, depresyona bağladım ya pazarı da, aferin bana! :)
    Ama ne yapayım, bir dönem cumartesileri de çalışmış biri olarak gerçek bu ne yazık ki.
    Neyse biz iyi yönden bakalım, cumartesi çalışmayan annenin ve hatta babanın tüm işlerini halletmiş ve pazar gününü keyfe ayırmış olduğunu varsayalım.
    Hah, işte o zaman tadından yenmez pazar günleri...
    Hava güzelse kahvaltının ardından hemen sokağa çıkılır ya da kahvaltı bile dışarıda yapılır.
    Benim gibi misafir sever hatta misafir aşığı, sofra kurma hastası olanlar ne yapar, hemen sevdiklerini arar ve "bize kahvaltıya gelin bu pazar" der... :)

    Ben iki haftadır baya baya eski performansımı yakaladım sanki, iki pazardır kahvaltıya misafir davet ediyorum.
    Üstelik bu misafirleri kapıyı kitleyerek eve hapsediyor, akşam yemeği yemeden de göndermiyorum.
    Yukarıdaki sofra; geçen pazardan. Amca ve kuzenler için kurulmuştu.

    Kahvaltı Sofrası 2

    Kahvaltı sofralarımın olmazsa olmazı; Çeşnili Zeytinyağ.
    Mutlaka yaparım ve kalanı da bir kaç gün afiyetle hüpletirim. :)
    Yeri gelmişken; bir soruya da yanıt vereyim.
    Ahşap servisleri nereden aldığım çok soruluyor.
    Doğum günü için alışveriş yaparken Eminönü'nden aldım.
    Ham ahşap ürünler satan bir dükkandan.
    Yaklaşık bir aydır da hemen her soframda kullanıyorum, çok sevdim kendilerini :)

    Kahvaltı Sofrası 3

    Soframızdan bir başka yakın görüntü... :)

    kahvalti1

    Bu fotoğrafta; bu pazar yani dün kurduğum sofradan...
    Yine çekirdek aileye kurulmuş, musmutlu bir sofra...

    kahvalti2

    Ve yine Çeşnili Zeytinyağ baş köşede. :)
    Yanındaki de hem kahvaltı sofralarına hem de akşam yemeklerine çok yakıştırdığım; mantar kavurması...

    kahvalti3

    Tost makinesinde kızarmış, Hellim peyniri ve Pancake ler...
    Pancake leri ne yazık ki kendim yapmadım, sadece pişirdim :)
    Farina Bella firması denemem için göndermiş. Toz ürün, içine sadece yağ ve yumurta ekliyorsunuz.
    Hazır puding, çorba gibi ürünlerin tadını genellikle sevmem. Ama bu karışımı gerçekten çok beğendim. Güzel hazırlanmış, tavsiye ederim.

    Benden şimdilik bu kadar.
    Bu hızla devam edip bir iki de tarif yazdım mı benden mutlusu yok. Hadi hayırlısı :)
    Herkese kucak dolusu sevgiler...

    14 Şubat 2015 Cumartesi

    Balık Sofrası

    Balık Sofrası 3

    BALIKLA BALIK YENİR :)
    Bu sözü çok seviyorum. Kim icat etmiş ise ağzına, fikrine sağlık. :)
    Ve tam da bu söz nedeniyle balık sofrası kurmayı da çok seviyorum.
    Bu sezon balığın hakkını veriyoruz çok şükür, neredeyse hafta da iki kez yiyoruz.
    Arkadaşlarımızı da davet ediyoruz sık sık.
    Çünkü balık sofrası kurmak çok zevkli benim için.
    Ortaya bir salata, yanına söğüş soğan bitti gitti. :)

    Bu sofrada o şekilde kurduğum sofralardan biri, hafta içi toplam bir saatte hazırlanan bir sofra oldu kendisi.
    Salatanın yanına tost makinesinde ızgara yaptığım renkli biberler ve kabak vardı.
    Birde maydanozlu peynir ile hazırladığım minik kanapeler.
    Hepsi bu :)
    Ama ne demiştik, yavaş yavaş bloga dönüyoruz, basitte olsa tarifsiz de olsa sofralara devam :)

    Balık Sofrası 1

    Balık olarak genellikle levrek tercih ediyoruz ama ne balık yaparsak yapalım fırında yapıyoruz, kızartma neredeyse hiç olmuyor bizim evde.
    Balıkları hafif yağlanmış tepsiye dizip, içine üzerine defne yaprakları serpiyorum.
    Patates, havuç ve halka soğanları dizip, üzerlerine tuz ve zeytinyağ gezdiriyorum.
    200 derecede 30-40 dk. kadar fırınlıyorum.
    Balık bir yana balığın suyu lezzeti ile pişen patateslere inanamayacaksınız :)
    Biz patates için kavga ediyoruz beyimle :)

    Balık Sofrası 2

    Bu da soframızdan detaylar...
    Kendi yaptığım patatesli ekmek hep baş köşede...
    Birde kanapeler ile ilgili küçük bir not; ne kadar basit bir malzeme ile hazırlarsam hazırlayayım, ekmekleri önce iyice kızartıyorum sonra sıcakken üzerlerini sarımsak ile ovup öyle malzemeyi koyuyorum, yani bruschetta tarzı.
    Bu küçük detayı sakın atlamayın :)

    Şimdilik bu kadar, sırada (inanmayacaksınız ama) bir kahvaltı sofrası var :))

    10 Şubat 2015 Salı

    Çay Daveti Sofrası

    Çay Daveti Sofrası 4

    YANİ ASLINDA BİLDİĞİN GÜN SOFRASI :)
    Evet biliyorum sadece özel günleri paylaşacağım, yeni tariflere vakit yok dedim.
    Ama sofralarımı paylaşmama engel değil bu durum öyle değil mi? :)

    Blogumu yazmaya başladığım ilk günden beri sizlerin yorumları benim için çok önemli olmuştur.
    Olumlu, olumsuz hepsi çok değerlidir benim için.
    Son doğum günü yazısına gelen cici yorumların içinde bir tanesi beni çok etkiledi.
    "Senede bir yazı mı yazacaksınız artık, Sinan artık kocaman adam oldu, bizleri de ihmal etmeyin fazla" diyordu.
    E doğru söze ne denir. :)
    Az önce oğlumun halının üzerinde kendi kendine takıldığını ve benim onun yanında boş boş bekçi gibi durduğumu fark ettim.
    Düşündüm bir on onbeş dakika oynasa bana yeter, bilgisayarı açabilirim pekala yanında :)

    Hep söylüyorum, instagram çıktı mertlik bozuldu diye.
    Önceleri hayatımın her dakikasını, gittiğim, gezdiğim yerleri, yediğim içtiğimi burada paylaşırdım.
    Sonra instagramın pratikliği ele geçirdi hayatımı, telefonla şipşak çek, güzelce efektleri ver, beş dakikada yayınla, hop bitti :)
    Hatta son zamanlarda kurduğum sofraları bile instagramda paylaşır oldum.

    Dedim ya bugün kendime şöyle bir yarım saat ayırır gibi olunca, instagramda son paylaştığım sofraları burada sevgili blogumda kayıt altına almak istedim. :)
    Sizinle sohbeti de pek özlemişim :)

    Çay Daveti Sofrası 3

    Bu çay daveti sofrasını; geçtiğimiz hafta annemin kuzenleri için hazırladım.
    Doğum gününün hemen ardından olduğu için ve henüz doğum günü havasından çıkamamış olduğum için :) benzer temada bir sofra kurdum.
    Safari tarzı ve çok renkli.
    Kurabiyeleri özellikle poşetlemedim, çayla birlikte bir güzel atıştıralım diye. :)
    Masadakiler, ağırlıklı blogumda olan tarifler.
    Yani yeni tariften çok masamı paylaşmak istedim, sizlere de kuracağınız sofralarda minik fikirler olabilir belki diye.

    Çay Daveti Sofrası 2

    Bir dönem deliler gibi peçete halkası yaptım biliyorsunuz :)
    Hala yıllardır kullanıyorum farklı sofralarda, konsepte göre.
    Bu da çok severek kullandığım modellerden biri.
    Lavanta keseleri ise Doğum Günü'nde misafirlere dağıttığımız hediyemizdi
    Teyzeleri partiye çağıramadığım için hediyelerini daha sonra vermiş oldum.

    Çay Daveti Sofrası 1

    Masamızdaki çeşitler; blogumda olan tarifler.
    Baklava yufkası ile tüm çeşitler mevcut, ben o gün peynirli ve ıspanaklı yaptım.
    Patatesli poğaçayı da tam buğday unu ile yaptım ama tercihin ne derseniz kesinlikle beyaz un ile derim :)
    Fındıklı Un Kurabiyesi de mevcut.
    Cakepopsları canım Yasom yaptı doğum gününde hala buzluğumda biraz var çayın kahvenin yanına çıkarıp çıkarıp yiyorum :)
    Pancarlı Nohut Salatası da blogumdaki tarife pancar eklenmiş şekli.
    Zebra pastayı da yine bir arkadaşım hazırladı. Tek tek incecik pişirilmiş kakaolu pandispanya ve pastacı kreması ile yapılıyor.
    Daha sonra baklava dilimler gibi kesiliyor.

    Çay Daveti Sofrası 5

    Benden şimdilik bu kadar, asli görevime dönmeliyim, çünkü jr fena mızıldanmaya başladı.
    Herkese kocaman sevgiler: )

    6 Şubat 2015 Cuma

    Sinan'ın 1 Yaş Doğum Günü Partisi

    blog38

    SİNAN JR. 1 YAŞINDA ve FİNAL PARTİ :)
    Evet, söz verdiğim üzere oğlumun özel günlerini canım blogumda kayıt altına almaya devam ediyorum.
    Yeni tarifler deneme ve paylaşma kısmını artık beceremesem de bu sözümü mutlaka tutmaya çalışıyorum. :)
    Ve bu yazıyı yazdığıma kendim bile inanamıyorum aslında.
    Ne ara anne oldum ben ve ne ara bir yıl geçti... Şaka gibi..
    Bu bir yıl için düşüncelerim sürekli değişiyor, bazen on iki gün gibi geçti diyorum bazende on iki yıl gibi...
    Bir yıldır artık gün bazen yirmi dört saat bazen yetmiş iki :)
    Uykusuz gecelerim nedeniyle günler çok uzun sürüyor bu da zaman daha yavaş geçiyor hissi veriyor.
    Tam bir yıldır, aralıksız altı saat uyumadım desem inanır mısınız?:)
    Ortalama iki saatte bir uyanan bir  jr.ımız var bizim :)

    Neyse biz partimize dönelim.:)
    Tahmin edeceğiniz üzere; oğlumun doğum günü partisine çok özendim.
    Çünkü bu bir anlamda final parti idi. :)
    Bilenler bilir, Sinan jr. çok özlenen, çok beklenen tam yedi yıllık bir hasretin sonunda nasip olmuş bir evlat.
    O nedenle yılların özlemi ile; "eğer bir gün anne olursam her bahanesine parti yapacağım, hiç bir özel gününü atlamayacağım" diye hayaller kurduğum bir evlat.
    Çok şükür bir evladım oldu ve çok şükür ben kendi kendime verdiğim sözleri, hayallerimi bir bir gerçekleştirdim.

    Baby Shower Partim, Hastane Odası Hazırlıkları, biri komşularıma, biri akrabalarıma olmak iki Kırk Mevlüdü, biri arkadaşlarıma ve biri komşularım ve akrabalarıma olmak üzere iki Diş Buğdayı Partisi ve 7 Aralık'ta akrabalarıma düzenlediğim Sünnet Mevlüdü...
    Olmak üzere tam yedi! parti düzenledim. :)
    Bunların içinde sadece; Sünnet Mevlüdünü burada paylaşmaya zamanım olmadı. eğer incelemek isterseniz; onunla ilgili detaylar da (@mugehuner) instagram hesabımda mevcut.

    Doğum günü partisi bir anlamda benim için final parti oldu. :)
    Çünkü bundan sonra Allah nasip ederse; oğlum için düzenleyeceğim partiler sadece yılda bir kez doğum günleri için olacak. :)

    blog14

    Doğum günü partimizin teması; Safari Parti idi.
    Biliyorsunuz oğlumun teması; hastane odasından beri; Aslan.
    Bu temayı, söz ettiğim yedi partide de kullandım ve artık görevini tamamladı diye düşünüyorum.
    Bu yüzden; doğum gününde, aslanı son kez, yanına arkadaşlarını ekleyerek kullanmak istedim.
    Renk olarak da, her zamanki sarı yerine canlı turuncu ve koyu yeşili tercih ettim.
    Çok içime sinen, cıvıl cıvıl bir parti oldu diyebilirim.
    Sizlerle detayları paylaşmak için sabırsızlanıyorum. :)

    blog37

    Genellikle yaptığım gibi; partiyi açık büfe olarak hazırladım.
    Masayı; tatlı ve şeker büfesi, konsolu ise tuzlu büfesi olarak planladım.
    Tuzlu büfesindeki yiyeceklerin bir kısmını ben, bir kısmını da annem ve kayınvalidem hazırladı.
    Tatlı büfesinin büyük kısmını ve tüm süslemeleri ise gururla söylüyorum ki; ben hazırladım.
    Elbetteki bazı noktalarda dostlarımdan destek aldım.
    Logo ve etiket tasarımları konusunda her zaman olduğu gibi; Pembe Mavi Şekerler'in kapısını çaldım ve çok cici bir tasarım ile yola çıktım. :)

    blog21

    Tatlı büfemiz...

    blog20

    Tatlı büfemiz...

    blog12

    Gelelim detaylara;
    Minik misafirlerimiz için; etiketli lolipoplardan oluşan bir kule hazırladım.

    blog8

    Partimizin renklerinde; jöle şekerler...

    blog7

    Partimizin renklerinde; draje çikolatalar...

      blog10

    blog11

    Safari partimizin temasına uygun; cakepopslar...
    Bu yemeye kıyılamaz güzellikteki cicileri, çoook sevdiğim öğrencim Aslı Aydın Pirinç (mutlu gün kurabiyecisi) hazırladı.
    Kendisi hem olağanüstü güzellikteki pastaları ile gurur duyduğum bir öğrencim, hem de iyi ki tanımışım dediğim, çok güzel bir kalbi olan, tatlı mı tatlı bir kardeşim.
    Hazırladığı sevimli cakepopsları görünce; bayılmış ve keşke bizim partide de olsa diye iç geçirmiştim.
    Sadece bir kelimem ile bu güzellikleri hazırladı ve ta Yalova'dan elleri ile getirip teslim etti.
    Canım Aslıcım ne kadar şanslıyım, kurslarım sayesinde sizler gibi dostlar biriktirdiğim için.
    İyi ki varsınız...

    blog2

    Partinin temasına uygun; süslü kurabiyeleri elbetteki ben hazırladım.:)

    blog5

    Partimizin renklerinde bezeler hazırladım ve beze kulesi olarak servis ettim.

    blog3

    Pastamızı; baby shower partimde olduğu gibi; maket pasta şeklinde hazırladım.
    Bugünün hatırası olarak yıllarca saklamak istiyorum çünkü :)
    Üzerindeki Sinan figürünü ise çok sevgili arkadaşım; Nesrin Tong hazırladı.
    Hem de, en yoğun günlerinde ve hastalıklar ile uğraşırken.
    Kendisinin hakkını ödeyemem. Canım Nesrincim sende iyi ki varsın dediğim insanlardansın.

    blog16

    blog17

    Ve bir başka süsleme detayları;
    Zebra desenli peçeteler ve su şişeleri...



    blog6

    Tuzlu Büfesi...
    Büfemizde yer alan çeşitler için; temaya uygun etiketler de hazırladım...

    blog19

    Tuzlu Büfemizde; pancarlı nohut salatası, yoğurtlu havuç salatası, zeytinyağlı yaprak sarma, mercimek köftesi, susamlı tuzlu kurabiye, tarçınlı un kurabiyesi, kakolu ve fındıklı kurabiye, açma, patatesli poğaça ve üç renkli börek vardı. :)

    blog23

    Kayınvalidem hiç bir şekilde soğan ve sarımsak yemediği için, mercimek köftesini de kendi tarzında yapıyor yani soğansız :)
    En az orijinali kadar lezzetli olduğunu söyleyebilirim.
    Amacım; en kısa sürede sizlerle tarifi paylaşmak, söz :)

    blog9

    Pancarlı nohut salatası; son zamanlarda favorim. Çok sık yapıyorum.
    Hatta bunun için, buzluğumda her daim haşlanmış ve kabukları soyulmuş nohut bulunduruyorum. :)
    Tarifi; blogumda var aslında; Nohut Salatası...
    Mevcut tarife; ek olarak pancar turşusu ve kornişon turşu ekliyorum hepsi bu :)

    blog1

    Misafirlerimizi eli boş göndermek olmazdı elbette.
    İki farklı hediye hazırladım bu partide.
    Minik lavanta keseleri; özene bezene hazırladığım ve çok içime sinen bir hediyelik oldu.

    blog27

    Diğer hediyeliğimizde; partimizin temasında kitap ayracı oldu.

    blog31

    Evin her yerine bolca ponpon hazırladım.
    Şimdi bu ponponlar atölyeyi süslüyor :)

    blog34

    blog33

    Duvardaki isimleri ve 1 rakamını da; çeşitli kumaş ve keçe kullanarak, kendim hazırladım.
    Hala duvardan indirmeye kıyamadığım, çok sevdiğim bir detay oldular. :)

    blog24

    Tatlı Büfesindeki çelenk süsü de yine kendim hazırladım.
    Bu da şimdilerde hala oğlumun odasına transfer olmak yerine, salonun baş köşesinde duruyor :)

      blog18

    Ve bu da; oğlumun doğum gününe kadar kesin zayıflayacağım diye yola çıkıp, başarısız olan, şimdilerde hedef olarak kendi doğum gününü seçen tombik Müge...
    Ama şişmanım mutluyum diye dolaşıyorum sanmayın, diyete devam ediyorum, kesin zayıflıycam :)
    Bu arada kıyafetim ve aksesuarlarımında partinin temasına uygun olmasına dikkatinizi çekerim, benim gibi süs püsle işi olmayan biri için önemli bir ayrıntı bu :))

    Efendim ben bir yazının daha sonuna keyifle geldim, umarım sizler de aynı keyifle okur ve hatta kendi partileriniz için fikirler edinirsiniz.
    Ne mutlu bana olur o zaman.
    Bir sonraki partiyi yani bir yıl sonrasını beklemeden yeni yazılarla buluşmak dileğiyle...
    Çok sevgiler...

    Parti fotoğraflarının tamamını görmek ve kocaman kocaman izlemek isterseniz;
    flickr albumu ziyaret edebilirsiniz...

    20 Kasım 2014 Perşembe

    Aşure

    asure1

    MEVSİMSEL LEZZET. :)
    Biliyorum aşure ayı bitmek üzere, bir iki gün kaldı.
    Ama ben yine de sizlerle bu tarifi paylaşmak istedim.
    Son bir kaç senedir tarifi paylaşmak bir türlü kısmet olmadı, ya fotoğrafı çekilemeden bitti, ya da fotoğrafı çekildiğinde aşure ayı bitmiş oldu. :)
    İnanmazsınız, elimde, geçen yıl ve ondan önceki çekilmiş yıllara ait iki aşure fotoğrafı daha var mesela :)
    Her seferinde, artık seneye yayınlarım demişim. :)

    Aşure, senede bir kez yapılan, aynen Ramazan ayının pidesi, güllacı gibi, o ay bol bol yenen, çok sevilen, sonrada kalan on bir ayda unutulan bir lezzet.
    Halbuki yapımı o kadar zor değil, sadece biraz el oyalayıcı.
    Yani her zaman yapılıp yenebilecek bir tat ama nedense yapılmıyor. :)

    Aşure tarifi annemden. Yani süper garantili! :)
    Blogumun sıkı takipçileri bilirler, annemin tarifleri hem çok lezzetli hem de garantilidir.
    Eğer bir yemeği kendim yapmış isem; ikram ettiğim kişiler; "çok güzel olmuş" dediğinde; "bilmem olmuş mu, ne biliyim yaptım işte" gibi mütevazi cümleler kurarım. :)
    Tarif annemin ise; "ay evet süper olmuş dimi" derim :)

    Aşure; yüzyıllardır yapılan ve neredeyse kemikleşmiş bir tarif olmasına rağmen bana göre her evin, her hanımın aşuresi farklı.
    Her hanım yaptığı aşureye kendi yorumunu ekliyor diye düşünüyorum. Eminim bu tarifi kullanarak hayatında ilk defa aşure yapan biri bile, bir süre sonra ufak tefek değişiklikler yaparak kendi aşuresini oluşturacaktır.
    Aşureyi içinde kırk çeşit olması makbuldür deyip, çok zengin malzemeli hazırlayanda var, annem gibi az malzeme ile hazırlayanda.
    Biz doğal olarak anneminkini çok seviyoruz, sizlerle de onun tarifini paylaşacağım.
    Umarım denersiniz ve sizde beğenirsiniz efendim :)

    asure3

    Annemin aşuresi; dediğim gibi az malzemeli ama en önemli özelliği sanki sütle yapılmış gibi bembeyaz olması. :)
    Bunun için de çok süper bir taktiği var.:)
    Aşurenin rengini koyu yapan; incirdir. İnciri ne kadar önceden haşlasanızda, son anda aşureye ekleseniz de rengini koyu yapabiliyor.
    Annem, inciri aşure kazanına hiç eklemiyor. Kaselere pay ediyor, böylelikle hem rengi beyaz kalıyor hem de her kasede eşit incir oluyor ağıza gelen.
    Nohutların kabuklarını mutlaka soyuyor ama kuru fasulyeyi dağılmaması için soymuyor.
    Buğdayı düdüklü tencerede haşlayıp, kapağını hiç açmadan, tabiri caizse gelin ediyor. Eğer düdüklü tencere kullanmıyorsanız, akşamdan ıslatıp, ertesi gün buğdaylar dağılana kadar haşlamanız gerekiyor.
    Tarifte de söyledim ama su miktarı biraz da size bağlı.
    Son aşamada, ocağı kapatmadan az evvel oldukça sulu hatta "bu çok sulu oldu tüh" diyeceğiniz kadar sulu olmalı. Daha sonra içindeki malzemelerin nişastası ile kıvam alıyor.
    Hatta fotoğraftaki aşure buzdolabında uzun süre poz vermeyi beklediği için gördüğünüz gibi oldukça katı.
    Bu kadar katı olması da güzel değil bence, taze iken yani ilk bir kaç gün hafif sulu olmalı.
    Süsleme kısmında ki püf noktası ise; kuru yemişler. Aşurenizi; fındık, ceviz badem gibi yemişler ile süsleyecekseniz, servis sırasında bunları eklemekte fayda var.
    Eğer buzdolabına yemişli koyarsanız ne kadar kavrulmuşta olsa buzdolabında yumuşuyor, aklınızda olsun.

    Malzemeler (ortalama 24 kase için)
    • 1/2 kg. (yarım kg.) Aşurelik Buğday
    • 1.250 gr. Toz Şeker
    • 1 Çay Bardağı Kuru Fasulye
    • 1 Çay Bardağı  Nohut
    • 1 Çay Bardağı Pirinç
    • 1 Çay Bardağı Sultani Kuru Üzüm
    • 1/2 Çay Bardağı Kuş Üzümü
    • 1 Su Bardağı Kuru Kayısı
    • 1 Su Bardağı Kuru İncir
    • 5 lt. Su
    Yapılışı
    • Öncelikle kuru fasulye ve nohutu akşamdan ılık suya ıslatın.
    • Buğday ve pirinci 3 lt. su ile düdüklü tencereye koyun. Orta ateşte dumanı çıkıncaya kadar bekleyin. Dumanı çıkar çıkmaz ateşi kapatıp, kapağını hiç açmadan bir gece bekletin.
    • Ertesi gün, tencereyi açın. Eğer buğdaylar dağılmış ise, aşure yapmaya başlayabilirsiniz. Eğer diri ise dağılıncaya kadar orta ateşte pişirmeye devam edin.
    • Kuru fasulye ve nohutu haşlayın ve nohutun kabuklarını soyun.
    • Kuru kayısıları iri iri doğrayın ve 15 dk. kaynar suda bekletin.
    • Kuş üzümlerini de 10 dk. kadar ılık suda bekletin.
    • Kuru incirleri dörde bölün ve kaynar suda 15-20 dk. (yumuşayıncaya kadar) bekletin.
    • Buğdaylar dağılmış ise, 1,5 Lt. su ekleyerek, orta ateşte kaynatmaya başlayın.
    • Kaynamaya başlayınca, nohutu ve fasulyeyi ekleyin.
    • Hiç beklemeden, (ıslattığınız, sularını süzerek) kuş üzümünü, sultani üzümünü ve kayısıları ekleyin.
    • Şekeri de ekleyin ve ara ara karıştırarak pişirmeye devam edin.
    • Yaklaşık 15-20 dk. pişirin. Bu aşamada damak zevkinize göre şeker ve kıvamına göre biraz daha su ekleyebilirsiniz.
    • Toplam da 30-40 dk. pişirdikten sonra ocağı kapatın.
    • Kaselere önce kuru incirleri 2-3 tane pay edin.
    • Aşureyi dengeli bir şekilde kaselere paylaştırın.
    • Soğuyunca üzerlerini dilediğiniz gibi süsleyin ve buzdolabına kaldırın.

    asure2