30 Nisan 2013 Salı

Yemek Zevki Dergisi Mayıs Sayısına Konuk Oldum. :)

kolaj

BİR KEZ DAHA BASINDA HÜNERLİ BAYANLAR :)
Aslında şimdi bu iki başlığın altına ne yazsam bilemedim.
İkisini okuyunca; Yemek Zevki dergisinin Mayıs ayı konuğu olduğumu anladınız zaten. :)
Olsun anlatayım ben yine de... :)

Nisan ayı başında zaten instagramdan gayet samimi olduğum:) sevgili İnci, bana sıcacık bir mail gönderdi.
Mayıs ayı sayısında -anneler günü olması nedeniyle- dergide klasik anne tariflerine yer vermek ve beni konuk etmek istediklerini söyledi.
Heyecanla kabul ettim ben de. :)
Açıkçası, hem konuk olacağım için, hem de klasik de olsa yeni bir kaç tarif deneyeceğim, mutfakta zaman geçireceğim ve sonrasında sizlerle paylaşacak yeni tariflerim olacak diye çok sevindim. :)
Bunun için annemin milyon dolar değerinde ki :) tarif defterini ödünç aldım, bir kaç gün iyice karıştırdım.
Ama sonra -bir Müge klasiği olarak- annemin en çok yaptığı, kendisinin tam bir klasiği haline gelen tariflerde karar kıldım.
Yeni olarak sadece şekerpare yaptım denebilir. :)

Neler hazırladığıma gelince; eğer söz konusu anne tarifleri ise ve ben anne tarifi yapacaksam; hiç değişmez iki tarifim vardır...
Biri; Mahlepli Tuzlu Kurabiye, diğeri; Havuçlu Kek...
Öncelikle hiç düşünmeden bu ikisini yapmaya karar verdim. :)

Sonra, annemin yıllardır her gittiği yere istek üzerine yaptığı; Un Kurabiyesi, düştü aklıma...
Hatta karar verince, blogumdaki tarifi ve üzerine yazdığım yazıyı açıp okudum, "ne yapsam anneminki gibi olmuyor" demişim altı yıl kadar önce... :)
Kendi kendime dedim ki; "Müge o günden bugüne çok şey değişti, sen artık büyüdün, yaparsın onun gibi" :)
Ve oldu da hakikaten, kurabiyenin tadına baktığımda yüzümün halini görmeliydiniz, tam Ratatouille filmi gibiydi. :)
Hatta fotoğrafları çeken Özgür bey; "başta un kurabiyesi olmak üzere her şeyi çok beğendim, ilk defa bir çekimde bu kadar çok şey yedim" deyince, tamamdır dedim. :)

Ilık Patates Salatası baz olarak annemin tarifi ama ılık kısmı benim eklemem, tarifini de basit falan demeyip yayınlayacağım. :)
Etsiz Yaprak Sarma nın dergiye konuk olması tamamen tesadüf, misafir sanatçı şeklinde... :)
Kayınvalidem sağ olsun, bizim dolaptan sarmayı, dolmayı eksik etmez, o günde vardı ve ben öğle yemeği olarak ikram etmek istedim ekibe :)
İnci; "bundan güzel anne tarifi mi olur, hemen çekime alalım kendisini" dedi...

Şekerpare tarifi; zaten uzun zamandır aklımda olan şu yaz sıcakları bastırmadan yapıp, yayınlasam dediğim bir tarifti.
Hakikaten çok güzel bir tarif, gerçi yaz birden bastırdı ama olsun, yayınlayacağım yine de...

Evet hanımlar şimdi ne yapıyoruz, hemen çıkıp bir Yemek Zevki dergisi alıyoruz, değil mi? :)

Yemek Zevki Dergisi & Mayıs 2013

22 Nisan 2013 Pazartesi

Kurutulmuş Domatesli Cevizli Çörek

Domatesli Çörek

NAMI DİĞER; CEVİZLİ DOMATESLİ POĞAÇA... :)
Selenciğimin "Hoşgelesin Cemre Partisi"ne, yılların Kısır döngüsünü kırarak :) domatesli çörek ile katıldığımı söylemiştim.
Ve tarifi yakın zamanda vereceğimi de söylemiştim. Ama bu kadar yakın olmasına, valla ben bile şaşıyorum. :)
Aslında uzun zamandır, blogu güncelleme konusunda tuhaf bir takıntım var. Denediğim her şeye, -şu meşhur reklamda ki gibi:)- "bu değil, bu olmaz, bu çok basit, bunun benzeri zaten blogda var" şeklinde yorumlar yapıyorum ve pek çok tarif fotoğrafı bile çekilmeden yenilip, unutuluyor.:)
Bu çörekler içinde; "muhtemelen yayınlamam, benzer tarifler var, hem de çok basit derler" diyordum ki...
Sevgili Adaşım beni kendime getirdi, "Adaş, niye öyle diyorsun, pek çok hanım, basit, yapılabilir tarifler arıyor internette" dedi. Aslında çok haklı...
Bende söz dinledim. :) Zaten bir Yasomdan, bir de Adaştan korkarım ben, kendileri çok farkında olmasalar bile gizli bir otoriteleri vardır üzerimde :)

Çöreklerin yapımı, inanılmaz kolay. Mayalı olmadığı için bir bekleme süresi yok. Vaktiniz varsa hamuru yarım saat kadar buzdolabında dinlendirin elbette güzel olur ama ben mesela, acelem olduğu ve sıcak sıcak götürmek istediğim için hiç bekletmeden hazırladım.
Açma, poğaça arası pufidik bir lezzet oluyor diyebilirim...
Tarif; Dr.Oetker'in paket arkası tariflerinden. Dr.Oetker'in tüm paketlerinin arkasındaki tariflere bayılıyorum, hatta temize çekene kadar ki sürede paketlerden çekmecemde mini bir çöp ev oluşuyor diyebilirim :)
Tarifte; 250 gr. margarin diyordu, ben margarin konusunda çok takıntılı değilim, gerektiğinde kullanırım ama lezzet açısından daha iyi olacağını düşündüğüm için; yarı yarıya margarin-tereyağ kullandım.
Siz damak zevkinize göre tamamen tereyağı ya da tamamen margarin ile de yapabilirsiniz...
Sıvı yağ olarak da -evde başka yağ bulundurmadığım için- zeytinyağ kullandım. :)
Kabartma tozu olarak; mahlepli kabartma tozu kullandım ve kesinlikle sizde öyle yapın derim ya da tarife bir tatlı kaşığı mahlep ekleyin.
Son önerim; üzerine çizikleri biraz daha derin yapın, ben korkudan ve nasılsa açılırlar diye :) çok az çizmişim, hayal ettiğim çörek görüntüsü yerine daha çok poğaçaya benzedi. :)

Malzemeler (ortalama 25 adet için)

Hamuru için;
  • 250 Gr. Margarin (125 gr. margarin / 125 gr. tereyağ kullandım)
  • 1 Su Bardağı Yoğurt (200 ml.lik su bardağı ile)
  • 1/2 Su Bardağı (100 ml.) Zeytinyağ
  • 1 Yumurta (akı içine, sarısı üzerine)
  • 1 Çay Kaşığı Tuz
  • 4-5 Su Bardağı (yaklaşık 600-700 gr.) Un
  • 1 Paket Kabartma Tozu
  • 1 Tatlı Kaşığı Mahlep (isteğe bağlı)
İç Harcı için;
  • 1,5 Su Bardağı (20-25 adet) Kurutulmuş Domates
  • 1 Çay Bardağı (iri kırılmış) Ceviz
  • 2-3 Diş Sarımsak
  • 2-3 Yemek Kaşığı Zeytinyağ

Yapılışı
  • Öncelikle, kurutulmuş domatesleri sıcak suda yarım saat kadar bekletin. Minik minik doğrayın.
  • İrice kırdığınız cevizleri, ezilmiş sarımsağı, zeytinyağı ve birazcık tuzu, domateslere ekleyip, karıştırın.
  • Margarin ve tereyağını iyice yumuşatın.
  • Oldukça yumuşak, margarin-tereyağ ile zeytinyağını çırpma teli ile iyice çırpın. (Karışım krema kıvamına gelinceye kadar)
  • Yoğurdu ve yumurta akını ekleyin ve homojen bir şekilde karışana kadar, biraz daha çırpın.
  • Ayrı bir kaba 2 su bardağı un, mahlep, tuz ve kabartma tozunu birlikte eleyin.
  • Unlu karışımı, yağlı karışıma ekleyin ve yoğurmaya başlayın.
  • Azar azar un eklemeye devam ederek, oldukça yumuşak bir hamur yoğurun.
  • Vaktiniz var ise hamuru buzdolabında yarım saat kadar dinlendirin.
  • Hamurdan, yumurta büyüklüğünde parçalar koparıp, elinizde açın.
  • İç harçtan, 1 yemek kaşığı kadar koyup, kapatıp, yuvarlayın.
  • Yağlı kağıt serili tepsiye dizin. Üzerine elinizle hafifçe bastırıp, yassılaştırın.
  • Üzerlerini bir bıçak yardımı ile çarpı şeklinde kesin.
  • Yumurta sarısı sürün ve çörek otu ile susam serpin.
  • 180 derecede, önceden iyice ısınmış fırında, üzeri ve altı turuncu oluncaya kadar yaklaşık 30-35 dk. pişirin.

18 Nisan 2013 Perşembe

Selen'in Baby Shower Partisi

selencemre13

NAMI DİĞER; HOŞGELESİN CEMRE PARTİSİ...
Öncelikle herkese kocaman bir merhaba... :)
Eskiden olsa (sık sık güncelleyebildiğim zamanlar) pat diye konuya girerdim ama şimdi ısınma turları olarak bir merhaba, nasılsınız demek sanırım daha doğru olacak... :)
Efendim, beni soracak olursanız çok şükür, çok iyiyim, sağlığım afiyetim yerinde, tek derdim; çok sevdiğim işimin yani kurabiye ve pasta kurslarımın oldukça yoğun olması nedeniyle, mutfağa fazla girememek, misafir ağırlayamamak, hatta misafirliğe gidememek :) ve gözbebeğim canım bloguma yeni yazılar ekleyememek...
Neyse, sizde, bende bu duruma alıştık artık, sızlanmak yok. :)

Bu haftanın biraz daha sakin geçmesi bu açıdan harika oldu, elimde sizlerle paylaşmak için bir iki tarif ve bir de harika bir partinin görselleri var. :)
Malumunuz kızlarla her ay toplanıyoruz ve her buluşmamızın bir teması oluyor.
En son sizlerle sevgili adaşımın yeni yıl partisini paylaşmıştım. Sonraki ay Fadime'nin Blog Yıldızları Partisine ne yazık ki katılamadım, Şubat ayında Yasom'da Sencer Paşa'nın doğum günü partisi (geç gidebilsem de katıldım) ve Mart ayında da, Esroşun kızı Elif Su'nun doğum günü partisi vardı ve ben ne yazık ki ona da katılamadım... :(
Bu ay ise sıra sevgili Seleniko'da idi ve temamız bir kez daha baby shower partisi idi.
Neyse ki bu sefer şeytanın bacağını kırdım ve kızlarla birlikte soluğu şirin Selen'imizin kendisi gibi sıcacık, şipşirin evinde aldım.:)

selencemre14

Sizlerle sadece kendi sofralarımı değil, arkadaşlarımın, akrabalarımın sofralarını, özel günlerini de paylaşmayı çok seviyorum.
Çünkü biliyorum ki bu sofralarda ki pek çok detay size kendi partileriniz, sofralarınız için ilham verici olabiliyor.
Hem süsleme detayları anlamında hem de hazırladığınız bir yemeği farklı şekilde sunmanız için...
En azından kendi adıma konuşabilirim ki benim blog maceram böyle başlamıştı, misafirlerimi ağırlarken nasıl farklılıklar yapabilirim, bilindik bir yemeği bile nasıl farklı şekilde sunabilirim diye... :)

Bugüne kadar paylaştığım diğer partilerde olduğu gibi, sevgili Selen'ciğimin partisi de bu söylediklerime güzel bir örnek. :)
Öncelikle şunu söyleyeyim, partiye gitmeden önce nefis lezzetlerin yanı sıra, gözümün gönlümün de doyacağını, harika detaylar ile karşılaşacağımı az çok tahmin edebiliyordum.
Ama işte bizim kızlar her buluşmada çıtayı öyle bir yükseltiyor ki, şaşkınlıktan ağzımız her seferinde bir karış açık aklıyor. Sürekli; "bundan sonra daha artık ne yapacaksınız" deyip duruyoruz. :))

Selen bu kez sadece evini şahane detaylar ile süslemek ile kalmamış, her bir detayı kendi hazırlamış.!
Duvarda yer alan harfli mini kaftanları keçeden tek tek keserek, kurdele vs. herşeyini elleri ile hazırlamış, düşünebiliyor musunuz?
Bize de; yakamıza takmamız için yine tül ve keçeden minik kaftanlar hazırlamış.
Ama asıl şaşkınlığı sofraya bakınca yaşadık. Her birimize tek tek! etamin ile işleyerek, kendi isimlerimiz olan kartlar ve aynı temada peçetelikler hazırlamış.
Nasıl yetiştirdin diye sorunca, "valla hamile olduğumu öğrendiğimde işlemeye başladım desem yeridir" dedi.
Bir dönem etamin ile epeyce içli dışlı olmuş biri olarak, nacizane daha bir takdir ettim...:)

selencemre12

Elbette bu muhteşem görüntü karşısında hepimiz telefonlara, fotoğraf makinelerine koştuk ve durumu ölümsüzleştirdik. Hali ile bende kendiminkini yakın plan çektim.
Allahım bu fotoğrafa bakmaya doyamıyorum, ne kadar zarif bir düşünce öyle değil mi? :)

selencemre7

Selen'in evi zaten normalde de birbirinden cici detaylar ile dolu, gezilesi bir evdir.
Birde bu parti için her yere minik detaylar yerleştirince hakikaten masal gibi bir ev olmuştu...

selencemre11

Detaylardan biri; Selen'in Cemre için hazırladığı anı defteri idi...
Hepimiz, içine; ileride Cemre hanımın okuması için minik mektuplar yazdık. :)

selencemre5

Bir diğer detay da; baby shower partilerinin olmazsa olmazı; bebek bezi pastası...
Bu nefis çalışmada; Neslihan şekerimin ellerinden çıkma...

selencemre1

Baby Shower partilerinin bir diğer olmazsa olmazı; oynanan eğlenceli oyunlar...
Selen bizler için üç oyun hazırlamıştı. Biri göbek çevresinin kaç cm. olduğunu tahmin etmece, bir diğeri bebek tombalası idi.
Ben sadece 10 dilim kağıt olan göbek çevresini 21 diye tahmin ederek, bir daha hiç bir partide kırılamayacak bir rekora imza attım bu arada :)
Son oyunumuz ise; bizi bir saat kadar dünyadan kopardı ve inanılmaz eğlenmemizi sağladı.:)
Bebek atleti boyamaca! :)
Selen bunun için bize bebek atletleri ve tekstil kalemleri hazırlamıştı, hepimiz Cemreye doğduğunda giymesi için hatıra olarak atlet boyadık, daha doğrusu birbirinden sanatsal çalışmalar yaptık. :)

selencemre4

Vee gelelim yeme içme kısmına... :)
Tamam detaylar şahane ama burası özünde bir yemek blogu, yediklerimizi söylemezsek olmaz değil mi? :)
Partilerimizde (artık çok iyi bildiğiniz üzere) hepimiz bir çeşit yapıyoruz. Öncesinde yoğun bir mail trafiği yaşandığını ve tatlı tuzlu dengesi gözeterek kıran kırana bir liste hazırlandığını söylememe gerek yok sanırım. :)
Selen tatlı ve tuzlu büfesini ayrı ayrı hazırlamış, etiketleri, servisleri en ince detayına kadar düşünmüştü, bize de getirdiğimiz lezzetleri uygun gördüğü servislere yerleştirmek kaldı.

selencemre3

Fotoğraftanda anlaşılacağı üzere biz tam bir tuzlusever grubuz! :)
Genellikle tuzlu büfesini abartıyor, tatlı büfesini en azda tutmaya çalışıyoruz.
Bu kez de, büfemiz de; her seferinde yesek de bıkmadığımız, zeytinyağlı yaprak sarma gibi klasikler ve ıspanaklı rulo salata, patatesli paşa böreği, mantarlı iç bakla salatası gibi ilk defa tattığımız lezzetler vardı.
Üzerinden epey zaman geçtiği için kim hangi çeşidi yapmıştı tam olarak hatırlamıyorum, yanlış bir şey yazmaktansa hiç yazmayayım daha iyi. :)

selencemre6

Ve; pastamız ile birlikte sadece dört çeşit ile sınırlı tuttuğumuz şahane tatlı büfemiz...

selencemre8

Her partimizin olmazsa olmazı, Münevver ablamızın şahane ötesi makaronlarıdır...
Tamamen doğal malzemeler ile ve her seferinde çeşit yelpazesini genişleterek makaronlar yapıyor bize.
Öyle ki; bu makaronlar için her seferinde kavga çıkıyor ve Münevver abla eline tabağı alıp, bize sayı ile dağıtıyor. :))

selencemre9

Tıpkı Münevver ablanın makaronları gibi, Neslihan şekerimin cheesecakeleri de bizim partilerin olmazsa olmazı. Biz onun elinden çıkan klasik bir chessecake'e razı olsak da o her seferinde yeni bir lezzet ile bizi bizden alıyor. :)
Bu sefer; tiramisu cheesecake hazırlamıştı ve tadı gerçekten olağanüstü idi. İnanın bu satırları yazarken bile ağzım sulanıyor şu anda :))

selencemre10

Ve son fotoğrafımızda; partimizin pastası...
Elbette grubumuzun pastacısı; canımın içi Yasomdan...
Bu sefer Selenin isteği üzerine şeker hamursuz hazırlamış Yasom.
Yumuş yumuş, kuş gibi hafif çilekli rulo pasta. Sadece pasta değil, Yasom aynı zamanda arkada görülen şirin cakepopsları da hazırlamıştı.
Zaten Neslihanın cheesecake'i, Münevver ablanın makaronları gibi, Yasomun cakepopslarıda parti klasiklerimiz arasına girdi bile... :)

Ve yazının sonuna geldik. Şimdi diyeceksiniz ki; "sen ne yaptın bakayım?" :)
Benimde klasiğim kısırdır aslında biliyorsunuz :) ama her ne kadar grupça kısıra bayılıyor olsak da, kendimi kısır döngüden çıkartmak istedim bu kez... :)
Ben; kurutulmuş domatesli cevizli çörek yaptım...
Tarifi fazla gecikmeden bir sonraki yazıda vereceğim...
Herkese kocaman sevgiler... :)