25 Ocak 2013 Cuma

Balık Sofrası 2013 :)

selencenk-1

BU SOFRA DA; PEMBE TURKUAZ BİR SOFRA OLSUN İSTEDİM... :)
Heyhatt, hanımlar beyler, keşke şu an, bu yazıyı yazarken; beni bir kamera ile izleme şansınız olsaydı, ahh olsaydı...
Nasıl gülerdiniz halime :) Çocuklar gibi şenim akşamdan beri...
Niye derseniz bloguma yeni bir yazı ekliyorum, hemde bir arkadaşımın sofrası değil, katıldığım bir partinin değil, bildiğin kendi kurduğum, kendi sofram!
Çook şükür...
Nihayet bütün şartlar bir araya geldi, ya sofra kurarım fotoğraf makinesi iş yerinde kalmıştır, ya kurduğum sofra yayınlanmaya layık bulunmamıştır ya da en çok karşılaşılan durum sofra kurup, misafir ağırlamamışımdır... :(
İşte dün akşam; hem uzun zamandır yapamadığım bir şeyi yapıp (işten erken eve gidip, dinlenmek) hem de sakin sakin soframı kurup, hazırlık yaptığım, hem de eşimin naz yapmadan; "hadi çekeyim bari bir kaç kare" dediği bir akşam oldu...

Dikkatli takipçilerim hatırlayacaklardır, yaklaşık iki yıl önce yeni evimize taşındık. Bu evle birlikte yepyeni arkadaşlar, cici komşular edindik. Bazıları ile oldukça samimi olduk ve sürekli görüşür, oyun, film, dizi geceleri yapar hale geldik. Çok mutluyuz bu durumdan :)
Dün gecede yine cici komşularımız Selen ve Cenk geldiler bize. Bu kez şaşırttım onları, dışarıdan bir şeyler söylemek ya da tost yapmak yerine bildiğin sofra kurdum! :)
Tamam, çeşit çeşit yemeklerin olduğu bir davet sofrası değildi ama zaten ana yemeğimiz balıktı ve balığın yanına salatadan başka bir şey gerekmez! :)
Bir zeytinyağlı, bir de Ege'li Cenk'i memnun edecek sebze tabağı hazırladım, oldu bitti... :)
Hadi sofranın detaylarına bakalım :)

selencenk-7

Soframızda neler vardı;
  • Kremalı Mantar Çorbası
  • Deniz Levreği
  • Zeytinyağlı Portakallı Kereviz
  • Mevsim Salata
  • Izgara Sebze
  • Mısır Ekmeği

selencenk-5

Mısır ekmeği tarifi; arşivimde mevcut. Oldukça sık yapıyorum, hele balık varsa mutlaka yapıyorum :)
Yumuşacık, kek gibi dokusu ile bayıldığım bir lezzet...

selencenk-4

Zeytinyağlı Kereviz tarifi de; arşivimde mevcut... Yalnız belirtmem gereken önemli nokta, arşivdeki tariften farklı olarak ben sadece portakal suyu ile pişiriyorum. Ortalama 1 su bardağı taze sıkılmış portakal suyu kullanıyorum, hakikaten şahane oluyor...

selencenk-3

Bu yemeğin adını bir türlü koyamadım, sebzeli sandviç, sebze kulesi vs. :)
Hatırlarsanız benzer bir versiyonunu patlıcan ile yapmıştım. Bu tarif ona göre çok hafif, çünkü kızartma değil.
Malum; fazla kilolardan kurtulduk, artık hayatımıza daha dikkatli devam ediyoruz. :)
Yapımı ise basit ötesi; havuç ve brokoliyi; Tefal Nutricook kullanarak, buharda haşladım.
Kabağı ise biraz daha lezzetli olması için fırınladım. Aşağıdaki kolajda fikir olsun diye fotoğrafını da ekledim.
Kabakları yağlı kağıt serili tepsiye dizip, her iki tarafını da sızma zeytinyağı ile güzelce yağladım. 180 derece fırında 20 dk. kadar fırınladım. Sonra bir kat kabak, bir kat havuç, bir kat kabak şeklinde dizdim.
Üzerlerine sarımsaklı yoğurt gezdirdim.
Bu yemeği bir daha ki sefere; iki kabak diliminin arasına yoğurtlu havuç mezesi koyarak yapmayı düşünüyorum. Ya da kabağı ortadan ikiye bölüp, ortasını kayık şeklinde oyup, fırınladıktan sonra yoğurtlu havuç mezesi de konabilir.
Aklıma gelenleri yazıyorum ki; benim hızım göz önüne alınacak olursa, ben yapana kadar aranızdan çoktan yapıp hayata geçirenler olabilir. :)

selencenk-6

Yemeğe geçmeden önce sehpada atıştırmalık bir şeyler olmasını çok seviyorum...
Bu bazen, salatalık, havuç dilimleri ve cips oluyor, bazende böyle Mısır Çarşısı tarzı... :)

selencenk-8

Soframızdan bazı detaylar...
Turkuaz ve pembe ağırlıklı, bol kuşlu gece boyunca dilimize dolanan esprisi ile; ingiliş tarzı! :)
Şamdanların üzerindeki gülleri; şeker hamuru ile ben yaptım bu arada.
Kullanmadığımız zamanlarda içinin boş görünmesi hoşuma gitmediği için böyle bir formül buldum.
Buna benzer bir "diy" projemde çay kutusunun üzerine şeker hamuru ile nakış deseni yapmaktı.
Facebook'tan takip edenler hatırlarlar. :)

selencenk-2

Bu objenin en sevdiğim yanı; begonvilleri, balkonumuzdaki begonvil ağacından toplayıp, kurutmuş olmam.
Gümüş cevizler ise Adaşımın yeni yıl sofrasından istediğim şirinler. :)

selencenk-9

Bu kolajdaki her bir fotoğrafın ayrı bir anlamı var. :)
İlk fotoğraf "balığı nasıl yapıyorsun" diye merak edenler için; yağlı kağıda dizip, üzerine sızma zeytinyağ gezdirip, bolca tane pembe, beyaz, karabiber ve iri çekilmiş tuz serpiyorum. 180 derece fırından 25 dk. fırınlıyorum.
Evde kesinlikle rahatsız edici bir koku olmuyor, çok tavsiye ederim.
İkinci fotoğraf; kremalı mantar çorbasının ön hazırlığı... :)
Üçüncüsü ise kabak kulesinin fırına girmeden önceki hali...
Son fotoğraf ise; aylardır mutfağa girmeyen eşini, üzerinde önlükle, sebze doğrarken gören bizim beyin, "amanin bu anı belgelemem lazım" deyip, telefona sarıldığı an... :)

Arayı çok açmadan, kremalı mantar çorbasının tarifini de vermek istiyorum. İnşallah diyorum, Amin diyorum. :)
Sevgilerle...

2 Ocak 2013 Çarşamba

Adaş'ımın Yeni Yıl Partisi

kolaj-9

İYİ FİKİRLER İLE DOLU BİR SOFRA ve HOŞGELDİN 2013...
Tuhaf geldi evet itiraf ediyorum çok tuhaf geldi bloga yeni bir yazı yazıyor olmak.
Unutmuşum... :)
En son eklediğim sitem dolu yazıyı saymazsak, tam altı ay elimi sürmemişim canım bloguma.
Bu arada o yazıyı yoruma kapatmama rağmen bir altındaki yazıya yazdığınız :) şahane yorumlar ve özelden gelen mailler için binlerce teşekkürler, öpücükler... :)

Şöyle bir geriye gidip, önceki yazılara da baktım da -etsiz çiğ köfte hariç- kendimden bir şeyler de yok.
Konuk olduğum partileri paylaşmışım bir güzel, anlayacağınız tembellik doruklarda geziyor bir yıldır... :)
Olsun, bugün sızlanma günü değil, bugün sizinle şıkır şıkır, pırıl pırıl bir partiden sıcacık fotoğraflar paylaşma günü... :)

Hepinizin çok iyi bildiği gibi, benim bir altın kızlar grubum var. :)
Yaklaşık dört yıldır düzenli aralıklar ile hatta son iki yıldır her ay toplandığımız, iyi ki içindeyim, iyi ki ben bu kızların arkadaşıyım! dediğim, şahane ötesi bir grup...
Ben bu yıl, yoğun tempom nedeniyle çoğu buluşmaya katılamadım ama kalbim hep onlarla idi, sonrasında fotoğraflara bakıp derin derin iç geçirdim hep.
En son Kasım buluşmasına da "ben gelemiyorum" deyince, kızlar şahane bir çözüm üretmişler; tam bir yıllık takvim hazırlamışlar! Evet yanlış duymadınız; 2013 de hangi ay, kime gidileceği belli :)
Yani; "Artık bahanen yok Müge" dediler. :)
Bu çözüm benim için süper oldu, artık kurs takvimimi buluşma takvimine göre belirliyorum. :)
Şeytanın bacağını da canım adaşım Müge'nin partisi ile kırdım, darısı diğerlerinin başına... :)

Biliyorum yeni yıla girdik, artık 2.gündeyiz, yeni yıl sofraları kuruldu, yeni fikirler için geç kaldım.
Ama bu sofra bundan sonraki yeni yıl sofraları için, özenli kahvaltılarımız, akşam yemeği davetlerimiz için süper öneriler içeriyor.
Bu yüzden; "artık çok geç" diye düşünmüyorum ve sizi şahane detaylar ile dolu bir günün cici fotoğraflarını izlemeye davet ediyorum efendim :)

kolaj-1

Adaş'ımın sofrası kelimenin tam anlamı ile çok klas ve çok rafine idi. :)
Hepimiz her zaman olduğu gibi makinelere, telefonlara sarılıp, hiç bir şeye dokunmadan, ilk yarım saat sürekli fotoğraf çektik. :)
Hele ben twitter ve instagram'dan resmen dakika dakika canlı yayın yaptım :)
Mügeciğim, her şeye, en ince detaylara çok çok özenmiş, aylarca çarşı pazar dolaşıp, internette binlerce site gezip, araştırma yapmış, her şeyi kendi elleriyle hazırlamıştı.
Masa ortasındaki süsü, kendi hazırlamakla kalmayıp kozalakları sprey boya ile boyamaya kadar, artık gerisini siz düşünün... :)
Gün içinde sürekli iltifat etmekten yorgun düşer hale geldik. :)

kolaj-8

Evin her köşesini kendi elleriyle hazırladığı objeler ile süslediği yetmemiş, bir de bize sürpriz hediyeler hazırlamıştı. Son fotoğrafta hediye ağacımızı göreceksiniz...
Onun haricinde, kendi aramızda da her yeni yıl buluşmasında hediye çekilişi yapıyoruz, hepimiz kime hediye edeceğini bilmeden bir hediye ile gidiyor, çekiliş ile hediyelerimizi veriyoruz. Ben hediyemi Adaşıma verdim, benim hediyem ise Esroş'tan geldi. :)
Adaş'ın çekiliş için hazırladığı içinde isim kartlı cevizler ve el boyaması ceviz detayı dikkatinizi sanırım çekmiştir.:)

kolaj-7

Partiden bir başka detay...
Üzerlerinde ismimiz olan gümüş drajeler, kimin nereye oturacağını belirtiyordu...
Ağırlıklı renk, yeşil ve gümüş olduğu için her şey birbiri ile çok uyumlu idi çook :)

kolaj-4

Sofradaki seramik narlar ise Selen'ciğimin elleri ile hazırladığı bir başka süper detay...
Allahım yok böyle marifetli bir grup, herkes ayrı bir cevher :)

kolaj-10

Yine hepinizin bildiği üzere; bizim buluşmalarımız imece usulü... :)
Herkes bir çeşit yapıp getiriyor ve böylelikle ev sahibi fazla yorulmamış oluyor.
Hangi lezzet kime ait diye yazmıyorum çünkü hafızama güvenmiyorum :)
Bu konuda daha detaylı fotoğraflar, yazılar ve tarifler için Adaşımın blogu "yemekbahane" size en iyi şekilde yardımcı olacaktır... :)

kolaj-11

Tuzlu bölümünden cici bir detay...
Üçgen krem peynir ile Adaş'ın hazırladığı şirin kanapeler... :)

kolaj-2

kolaj-5

Grubumuzun pasta kraliçesi Yaso'mdan; cupcake ve cakepops lar...
Özellikle cakepops'un lezzetini anlatmak adına küçük bir detay paylaşayım, herkes birbirine; "sen kaç tane yedin" diye soruyordu ama gerçek rakamı söyleyen bir babayiğit çıkmadı! :))

kolaj-6

Ve Müge&Münevver abla ortak yapımı; yılbaşı pastamız...
Pastayı adaşım hazırlamış ve iddia ediyorum hayatımda yediğim en lezzetli bir iki pastadan biri idi. Hala tadı damağımda! :)
Kardan adam makaronlar ise; Münevver Abla'cığımızdan. Kendisi artık makaron konusunda apayrı, bambaşka bir yerlerde, ona iltifat edecek yeterli kelimeler benim gibi bir laf ebesinin bile hazinesinde yok! :))

kolaj-3

Ve günümüzün güzelliğini, neşesini yansıtan karelerden benim en sevdiğim...
Hediye ağacından, Mügeciğimin bizler için hazırladığı hediyeleri alırken... :)
Yazının başında da söylediğim gibi, iyi ki bu grubun bir parçasıyım, kızlar hepinizi ayrı ayrı çok seviyorum, iyi ki varsınız. :)

Bakalım bir sonraki yazı ne zaman gelecek?
Kim bilir belki de Ocak buluşması olur, kısmet :)
Herkese kocaman sevgiler...