27 Aralık 2011 Salı

2011'in Son Kahvaltı Sofrası :)

Ömürsen&Ayşem&Uçal Kahvaltı -9

UZUN BİR ARADAN SONRA EVDE PAZAR KEYFİ…
Yine aynı şeyi yaptım; kremalı mantarlı makarna gibi tariflerde, tüm malzemelerin yemeğin isminde yer alması gibi, neredeyse bütün yazıyı başlıkta özetledim. :)
Bu kahvaltı sofrasını geçtiğimiz Pazar arkadaşlarımız için hazırladım.
Yazıyı okumadan fotoğraflara hızlıca bir göz atanlardansanız, sofrada; zeytin, peynir gibi klasik kahvaltılıklar dışında pek bir şey olmadığını, kayda değer yeni bir tarif falanda olmadığını hemen fark etmişsinizdir. :)
O zaman bu sofrayı yayınlamamın tek nedeninin; sizleri özlemiş olmam ve bu bahane ile iki satır sohbet etmek olduğunu da anlamışsınızdır. :)

Son zamanlarda deyim yerinde ise insanüstü bir tempo ile çalışıyorum. Özellikle son iki ayda, kurslar nedeniyle haftanın yedi günü çalıştım.
Pazartesi sabahı işe gelirken Çarşamba gibi hissediyorum, Cumartesiyi Çarşamba gibi... :)
Dolayısı ile evimle ve çok sevdiğim mutfağımla hiç istemediğim şekilde mesafeliyim.
Üstelik evimize yeni taşındık sayılır biliyorsunuz ve ben mutfağımın tadını daha doğru dürüst çıkaramadım.
Bu satırları okuyup şikayet ettiğimi düşünmeyin sakın, aksine hayatımdan çok memnunum çünkü çok sevdiğim bir şeyi ve kimsenin zoru ile değil, tamamen kendi isteğim bu olduğu için yapıyorum.
Tek sıkıntım; blogumu istediğim sıklıkta güncelleyememek…

Bu Pazar uzun bir aradan sonra evde olduğum tek Pazar’dı ve bizde toplanmak için neredeyse bir yıldır! ortak bir zaman ayarlamaya çalıştığımız arkadaşlarımız bize kahvaltıya geldiler.
Dolayısı ile bu kez, öncesinde uzun uzun hazırlandığım bir arkadaş daveti gibi değil, uzun bir aradan sonra onlarla birlikte evimde dinleneceğim, keyif yapacağım bir gün olsun istedim.
Bir gün önce anneciğimin hazırladığı zeytinyağlı yaprak sarması, aşure ve benim hazırladığım havuçlu kek ve çikolata kremalı tartlar ile şarküterik nimetleri harmanlayınca ortaya son derece pratik ve beni yormayan bir sofra çıktı :)

Ömürsen&Ayşem&Uçal Kahvaltı -7

Yeni yıl yaklaşıyor hatta geldi bile. :)
Sizlerden yılbaşı sofrası için öneriler isteyen pek çok mail alıyorum. Maillerde verdiğim yanıtı bir kez de buradan sizinle paylaşayım. Bu yıl muhtemelen yeni yıl sofrası kurmayacağım. :(
Uzun ve yorucu geçen haftaların ardından bir iki gün olsa da bir yerlere kaçmak gibi bir hayalim var, bakalım kısmet…
Madem yeni yıl sofrası kurmayacağım bari yeni yıl renklerinde bir kahvaltı sofrası kurayım dedim.
Üstelik sofradaki çeşitler de yılbaşı sofrasına uygun gibi... :)
Örneğin ben; zeytinyağlı yaprak sarma olmadan bir yılbaşı sofrası düşünemiyorum... :)
Aynı şekilde; Çeşnili Zeytinyağ, peynir çeşitleri ve ufak tefek süslemeler ile parti formuna girecek havuçlu kek ve mini tartta bence bir seçenek…
Daha daha ne olabilir? Diyorsanız; pek çok fikrin yer aldığı "Fikrim Geldi!" bölümünü tavsiye edebilirim... :)

Ömürsen&Ayşem&Uçal Kahvaltı -4

Kahvaltı sofrasında sıcak olarak genellikle tek çeşit yapmayı seviyorum, ya bir çeşit börek, ya bir omlet olmadı fondü’de sucuk...
Bu kez mantar ve sosis yapmak istedim ve milföy çanaklarında servis ettim. Sadece kahvaltıya değil, açık büfe sofralarına da çok yakışacak bu tarifi ayrı bir yazıda yayınlamak yerine burada paylaşmak istedim. Taktik yine aynı; uzun süre yazamazsam tarifli ve uzun bir yazı olsun buralarda... :)

Milföy Çanağında Sosis ve Mantar Sote

Malzemeler
  • 8 Adet (kare) Milföy Hamuru
  • 12-13 Adet Minik Sosis
  • 5-6 Adet (iri) Mantar
  • 2 Yemek Kaşığı (tepeleme) Paprika Sosu
  • 1 Tatlı Kaşığı Tereyağ
  • 2-3 Yemek Kaşığı Zeytinyağ
  • 1 Diş Sarımsak
  • 2 Adet Arpacık Soğan
  • 4-5 Adet Defne Yaprağı
  • 1 Çay Kaşığı (kuru) Fesleğen
  • Tuz, Karabiber


Yapılışı
  • Öncelikle sosisleri ve mantarı ince ince doğrayın. Soğan ve sarımsağın kabuklarını soyun, sarımsağı bir kez çıtlatın.
  • Derin bir teflon tavaya tereyağ, zeytinyağ, sarımsak ve soğanları koyun. Orta ateşte 3-4 dk. renkleri şeffaflaşıncaya kadar kavurun.
  • Mantarları ve defne yaprağını ekleyin ve mantarlar önce suyunu salıp, sonra çekinceye kadar kavurun. Sosisleri ekleyin ve sosislerde iyice kızarıncaya kadar kavurun.
  • Defne yapraklarını karışımın içinden alın ve paprika sosunu ekleyin.
  • Damak zevkinize göre tuz, karabiber ve fesleğeni ekleyin. 1 dk. kadar karıştırarak pişirin.
  • Milföy hamuru biraz yumuşayıncaya kadar tezgahta bekletin.
  • Muffin kalıbının içine -yağlamadan- her kare bir çukura gelecek şekilde yerleştirin.
  • Ortasına çatalla delikler açın.
  • Önceden ısınmış fırında 180 derecede 15-20 dk. pişirin.
  • Milföy çanakları biraz ılınınca ortasını nazikçe açarak, sosisli karışımı pay edin. Sıcak servis edin.

Not; Evde paprika sosu yok ise Antep tipi biber salçası da kullanabilirsiniz. Diğer biber salçalarını ise çok önermiyorum.
Aynı şekilde defne yaprağı da yok ise hiç kullanmayabilirsiniz. Tadını yüzde yüz değiştirecek bir eleman değil kendisi bu tarifte. :)

Ömürsen&Ayşem&Uçal Kahvaltı -1

Ömürsen&Ayşem&Uçal Kahvaltı -5

Ömürsen&Ayşem&Uçal Kahvaltı -3

Reçel ve fındık kremalarını shot bardaklarında servis ettim bu kez. Bal ve kaymakta eklenince, herkesin çok şirin bulduğu bir tatlı büfesi oldu. :)

Ömürsen&Ayşem&Uçal Kahvaltı -2

Sofraya ek olarak sadece havuçlu kek ve kremalı mini tart yapabildiğimi söylemiştim.
Blogumun meşhur tariflerinden :) Havuçlu Kek’i yarım ölçü ile ve muffin kalıbında pişirdim. Üzerini; bitter çikolatalı pastacı kreması ve kendi hazırladığım şeker hamurundan havuçlar ile süsledim…

Ömürsen&Ayşem&Uçal Kahvaltı -6

Mini tartların tabanı; her zaman kullandığım kurabiye hamuru tarifi... Tam ölçü ile yaparsanız yaklaşık 30 adet taban elde edileceği için ben buzluktaki hamurlarımdan bir parça kullandım. Kreması da; havuçlu keki de süslediğim; bitter çikolatalı pastacı kreması.

Ömürsen&Ayşem&Uçal Kahvaltı -8

Biliyorum ne kadar gönlümden geçse de, yapmak istesem de, yoğunluk nedeniyle, yeni yıl ile ilgili bir yazı yazamayacağım…
O nedenle bu yazı ile sizlerin yeni yılını canı gönülden kutluyorum.
Tek dileğim; yeni yılın hepimize en başta sağlık, huzur, hayırlı rızk ve ağız tadı getirmesi.
Bunlar olduktan sonra evelallah çalışır, hayallerimizi bir bir gerçekleştiririz.

Sevgiler…

Sofrada kullanılan;
Yemek takımı; Karaca....
Çatal-kaşık takımı; Jumbo (2000 modeli)....
İki katlı yeşil cam servis ve şamdanlar; Mudo Concept...
Çay Bardak ve tabakları; Faruk Malhan, İstanbul tasarımı...
Mini cam kaseler, ayaklı porselen servis, minik dikdörtgen servis tabağı, ahşap üçgen servis; Paşabahçe....
Yeşil servis tabakları ve kaseler, porselen iki katlı servis, üçlü servis, porselen çay kaşıkları; Kıbrıs'ta bir mağaza...
Keten masa örtüsü; Çarşaf-iş...
Sofradaki runner; Özel dikim, konsoldaki runner; Boyner Evde...
Kumaş peçeteler; Boyner Evde... Kağıt peçeteler; Ikea...
Peçete halkaları; Müge Hüner...

7 Aralık 2011 Çarşamba

Eşimin Doğum Günü - 2011

sndg2011-2

BİRAZ PASIM GİTTİ Mİ NE :)
İnsanlar yılların ne kadar hızlı geçtiğini, genellikle evliliklerinin yıl dönümleri ile anlarlar.
Her yıl dönümünde; “vay, bir yıl daha geçmiş, beş yıllık evliyiz, ne kadar da çabuk geçiyor zaman” gibi… Benim için bu durum birazcık farklı.
Ben evliliğimiz ile ilgili bu sözleri her yıl, yıldönümümüzde değil, eşimin doğum gününde sarf ediyorum. :)
Zaman nasıl da hızla geçiyor, ne zaman beş yıl oldu inanamıyorum.
Annemin söylediğine göre aynı cümleyi yirmi, otuz yıl sonra da kuracakmışım.
“Daha dün evlendim, ne zaman otuz yıl geçti” diye. :)
Bakalım hayırlısı. :)

Eşime evliliğimizin ilk yılında düzenlediğim parti hala hem onun hem de tüm arkadaşlarımızın dilinde.
Hiç mütevazilik yapmayacağım, hakikaten bir doğum günü partisinde yapılabilecek tüm sürprizlerin, tüm atraksiyonların yapıldığı şahane bir doğum günü olmuştu.
Ertesi yıl -bana göre- gayet başarılı bir organizasyon hazırlamış olmama rağmen, arkadaşlarımızın yüksek beklentileri nedeniyle biraz hayal kırıklığı bile yaşandı. :)
Bende küstüm, iki yıl hiçbir şey yapmadım. :)

Bu yıl 2007 deki partinin artık unutulmuş olacağını ümit ederek :) tekrar minik bir organizasyon yapmaya karar verdim. Üstelik aynı gün verilen bir karar ile…
Hafta içi olması ve arkadaşlarımızın genellikle İstanbul’un en uzak uçlarında oturmaları nedeniyle sadece akrabalar ve birkaç dostumuzun katıldığı minik bir parti oldu.
Daha kalabalık ve bol katılımlı olanını yılbaşında düşünüyorum inşallah... :)

Soframızda; tarifleri basitte olsa daha önce yayınlamadığım birkaç salata tarifi var.
Ayrı ayrı yazılar yerine hepsinin tariflerini bu yazıda vermek ve olurda yine uzun bir süre yazamazsam, sayfada bol tarifli, bol fotoğraflı bir yazı kalsın istedim. :)

 sndg2011-1

Parti düzenlemeye sabah karar verince, doğum günüde hafta içi olunca hazırlıklar için, işten gelince sadece bir iki saatim olduğunu düşündüm önce.
Sonra bin türlü şirinlik ile eşimden izin aldım. :)
Bizi tanıyanlar, eşimin ne zalim bir patron olduğunu ve hafta içi bana kesinlikle izin vermediğini çok iyi bilirler. :)
Sanırım söz konusu kendi doğum günü olunca prensipleri biraz gevşetti. :)
Bende izni koparır koparmaz kendimi attım mutfağa. :)
Ve tam yedi saat! çıkmadım.
Allahım, ne kadar özlemişim saatlerce mutfakta kalmayı.
“Bu kadar saat mutfakta kalıp sadece masadakileri mi hazırladın?” demeyin sakın, mutfakla haşır neşir olanlar çok iyi bilir, bu tarz hazırlıklar çok el oyalayıcıdır, bir kanepenin hazırlanması; aynı sürede birkaç çeşit tencere yemeği çıkabilecek zaman denk gelir.
Oh savunmamı da peşin peşin yaptım, şimdi sofranın detaylarına geçebiliriz. :)

Soframızda neler vardı;

  • Bonfile ve Mantarlı Dürüm
  • Zeytinyağlı Biber Dolması
  • Yoğurtlu Brokoli Salatası
  • Yoğurtlu, Mayonezli Tavuk Salatalı Kanape
  • Ton Balıklı Kanape
  • Pizza
  • Mini Kumpir
  • Makaron
  • Süslü Kurabiyeler
  • Kara Orman Pastası

 sndg2011-3

Bonfile ve mantarlı dürüm ana yemeğimizdi.
Misafirler içerideyken sıcak sıcak hazırlandı ve ikram edildi.
Eşimin spesiyal tarifi ile bizzat kendisi tarafından yapıldı :) ve her zamanki gibi çok iltifat topladı.
Tarifi için; Ülkü ve Aytaç ile hafta sonu keyfi yazısını tıklayabilirsiniz…
Lavaş olarak Uno’nun Unx marka lavaşını alıyoruz ve çok memnunuz. Soğukken biraz kalın gibi görünüyor ama ısıtınca incecik oluyor, tadı da çok güzel, tavsiye ederim…

sndg2011-5

Zeytinyağlı Dolma tarifi blogda mevcut. :)
Farklı olarak son zamanlarda her yemeği olduğu gibi kendisini de düdüklü tencerede pişiriyorum.
Son derece pratik oluyor, aklınızda bulunsun. :)

sndg2011-6

Mini kumpir tarifi de blogda var.
Bunların farkı; muffin şeklinde değil, mini patates çanakları şeklinde servis etmiş olmam.
Patatesli harcına biraz kaşar peyniri ve mayonezli harca iki yemek kaşığı “Kühne Sezar Salata Sosu” ekledim.
Sezar sosunu evden neredeyse hiç eksik etmiyorum. Sadece Sezar Salata yaptığımda değil, mayonezli yoğurtlu tüm salatalarda birazcık ekliyorum, gerçekten nefis bir tat veriyor...

sndg2011-8

Ve mini kumpir gibi, basit ama biraz el oyalayıcı olan kanapeler. :)
Ton balıklı Meze’nin tarifini daha önce sizlerle paylaşmıştım. Ramazan’da keşfettiğim ve aklıma geldikçe hazırladığım bu karışım tam benim damak tadıma uygun, şahane bir meze.
Kanepe içinde çok uygun.
Diğer tarife geçmeden önce, kanepelerde kullanacağım ekmekleri teflon tavada iyice kızarttığımı da belirteyim. Üzerine koyduğunuz malzemeler ekmekleri yumuşatıyor çünkü, kızarttığınız zaman bu yumuşamayı nispeten azaltmış oluyorsunuz.

YOĞURTLU TAVUKLU SALATA (Yalancı Çerkez Tavuğu)

Malzemeler

  • ½ (yarım) Tavuk Göğüs Eti
  • 2 Yemek Kaşığı (tepeleme) Yoğurt
  • 1 Yemek Kaşığı (tepeleme) Mayonez
  • Tuz, Karabiber
  • 1 Yemek Kaşığı (taze) Limon Suyu
  • 2 Yemek Kaşığı Zeytinyağ
  • 2 Diş (ezilmiş) Sarımsak
  • 1 Çay Kaşığı (silme) Toz Kişniş
  • 8-10 Adet Kornişon Turşu
  • 2-3 Adet (iri kırılmış) Ceviz

Yapılışı

  • Tavuk etini haşlayın. (Haşlama suyuna bu tarifteki gibi, defne yaprağı, kişniş, tane karabiber eklemenizi özellikle öneririm)
  • Haşlanmış tavuk etini ince ince didikleyin.
  • Diğer tüm malzemeleri iyice karıştırın. Karışıma tavuk etini ekleyin ve karıştırın.

sndg2011-7

Menüde zaten yoğurtlu bir salata olduğu için, brokoli salatasını çiçek çiçek ayırıp sirke sarımsak soslu olarak ikram edecektim.
Ama o telaş sırasında, önüm arkam derken brokoliler o kadar çok haşlanmış ki, çiçekliği filan kalmadı. :(
Bende hemen yoğurtlu salataya çevirdim kendilerini… :)
Bir iki ufak detay eklemesi ile oldukça lezzetli bir salata oldu.
Brokoli sevmeyenler bile; “ama bu başka bir şey sanki” diyerek kaseleri bir güzel boşalttılar. :)

YOĞURTLU KÖZLENMİŞ BİBERLİ BROKOLİ SALATASI

Malzemeler

  • 500 Gr. (ortalama, göz kararı almıştım) Brokoli
  • 2 Adet (iri) Kırmızı Biber
  • 3 Yemek Kaşığı (tepeleme) Yoğurt
  • 2 Yemek Kaşığı (silme) Mayonez
  • 2 Diş (ezilmiş) Sarımsak
  • 1 Tatlı Kaşığı (tepeleme) Toz Kişniş
  • 3-4 Adet (iri kırılmış) Ceviz
  • Tuz, Karabiber

Yapılışı

  • Brokolileri çiçek çiçek ayırın ve 1 tatlı kaşığı karbonat eklediğiniz suda sapları yumuşayıncaya kadar haşlayın. Rengini koruması için süzdükten hemen sonra soğuk sudan geçirin.
  • Kırmızı biberleri közleyin.
  • Brokolileri ve biberleri ince ince doğrayın.
  • Diğer malzemeleri iyice karıştırın ve karışıma biber ve brokoliyi ekleyin.
  • Fazla bekletmeden, mümkün olduğunca taze servis yapın.

  sndg2011-11

Vee Müge Hüner gururla sunar! :)
Karşınızda ilk makaron (macaron) denemem...
Son birkaç yıldır ülkemizde bir makaron fırtınasıdır gidiyor malumunuz. Ama ben nedense bir türlü cesaretimi toplayıp da denememiştim.
O kadar pandispanya yapıyorum ve hatta bunun eğitimini veriyorum, mereng kurabiye yapıyorum yani yumurta akı vs. konusunda epey tecrübeliyim ama yinede bu makarona karşı bir korkaklık içerisindeydim. :)
Carte D’or sağ olsun, ölçüleri tam tutan şahane bir karışım hazırlamış.
Bende ilk acemiliğimi böyle bir destek ile atayım dedim ve aynen düşündüğüm gibi oldu. :)
Kıvamı tam tutan, olması gerektiği gibi eteklenen, süper lezzetli makaronlar yaptım.
Bu karışım sayesinde kendime öyle bir güvenim geldi ki, şimdi ilk fırsatta badem tozu ile kendi orijinal makaronlarımı yapacağım. :)

sndg2011-4

Doğum günü dediğin süslü kurabiyesiz olmaz. :)
Eşim kurslar başladığından beri her hafta kursiyerlere benim dedikodumu yapar; “biliyor musunuz Müge bana daha hiç kurabiye yapmadı” diye... :)
E bende bundan iyi bahane olamaz dedim…
Kurabiyeler bol tarçınlı ve portakallı her zaman olduğu gibi.
Bu kez özellikle poşetleyip, kurdele ile süslemedim.
Öyle olunca yemeye kıyamayıp, nikah şekeri gibi evine götürüyor herkes. :)
Ve ben bu kez afiyetle yensin istedim…

sndg2011-9

Doğum günü dediğin asıl pastasız olmaz. :)
Hatta süslü kurabiyesiz olurda pastasız hiç olmaz. :)
Bende uzun zamandır yapmayı düşündüğüm Kara Orman Pastasını yaptım eşim için.
Olmasına oldu ama lütfen hemen tarif demeyin bana. :)
Çünkü biliyorsunuz ben bir tarifi defalarca denemeden, iyice içime sinmeden paylaşmıyorum sizinle.
Bu tarifte de; kendimce bir iki nokta var oturtmam gereken...
Pandispanyası için; blogdakinden farklı bir çikolatalı pandispanya denedim mesela ama bana biraz kuru geldi. Kremasını da; hazır krem şanti ile değil, süt kreması ve pudra şekerini çırparak kendim hazırladım.
Acelem olduğu için kremayı buzdolabında bekletemedim ve kıvamı çok yumuşak oldu. Belki de krema sertleştirici kullanmalıydım, bilemiyorum.
Dediğim gibi kafamdaki soru işaretleri kalkınca tarifi paylaşacağım. :)
Böyle anlatınca pastamı da kötülemiş gibi olmayayım bu arada :) tadı herkes tarafından çok beğenildi ve neredeyse hiç kalmadı…
Ben sizlerle paylaşmak için titizleniyorum hepsi bu… :)

sndg2011-10

Efendim, uzun uzun anlattığımız bir doğum günü hikayesinin daha sonuna gelmiş bulunuyoruz.
Kapanışı da kuzenimizin çektiği ve beni olduğumdan çok daha zayıf göstermesi nedeniyle! bayıldığım bu fotoğraf ile yapalım istedim.
Ayrıca bu fotoğraf yedi saat ayakta kalmış olmama rağmen, misafirlerimin iltifatları nedeniyle hala capcanlı göründüğümün bir ispatı gibi... :)
Çok sevdim ben bu fotoğrafı çok. :)
Sizle paylaşmasam olmaz.
Arayı fazla açmadan yeni yazılarda görüşmek dileğiyle… :)

Sofrada kullanılan;
Yemek takımı; Karaca....
Çatal-kaşık takımı; Jumbo (2000 modeli)....
İki katlı yeşil cam servis; Mudo Concept...
Mini cam kaseler; Paşabahçe....
Diğer tüm servis tabakları; Kıbrıs'ta bir mağaza...
Kaşık şeklinde servisler; Güral Porselen...
Keten masa örtüsü; Çarşaf-iş...
Runner; Boyner Evde...
Peçeteler; Ikea...