28 Mart 2011 Pazartesi

Kurabiye Kursu Görüntüleri - 26.03.2011

IMG_9715a-1

KURABİYE KURSU 3.BÖLÜM :)
Sizin hiç; aklınıza gelen bir fikirden dolayı kendinizi canı gönülden tebrik ettiğiniz, fikriniz hayata geçtiğinde, kendinize kocaman bir; “aferin” dediğiniz anlar oldu mu? İllaki olmuştur! Herkesin, hayatta pek çok kez olur diye düşünüyorum :)

İşte Kurabiye Kursu benim için böyle bir şey… Üç haftadır, her kurs sonunda öğrencilerimi sarılıp, öperek kapıdan uğurladıktan sonra, tatlı bir yorgunlukla kendimi koltuğa bırakıyor ve yüzümde –hafif şapşalımsı- bir gülümseme ile “ne iyi ettin Müge, ne iyi ettin de kurs vermeye başladın” diyorum.

Her hafta; bir öncekinden keyifli geçiyor… Her hafta; ben onlardan, onlar benden bir şeyler öğreniyor. Her hafta; zaman öyle hızlı geçiyor ki, saatler akşamı gösterdiğinde hepimizin yüzünde bir hüzün beliriyor. Bu yüzden son iki haftadır; “biraz erken gelin, lütfen” diyorum. “Kurstan önce çay içerek sohbet etme keyfini daha uzun tutabilmek için…

Katılan, katılamayan, bilgi soran, ilgi gösteren, herkese hatta ciddi ciddi bir Anadolu turnesine çıkmayı düşündüren :) İstanbul dışındaki okuyucularıma, hepinize çok çok teşekkürler. Bana bir kez daha kendimi çok iyi hissettirdiniz. Keşke blogspot kapalı olmasa, keşke beni okuyan herkesle bu mutlu kareleri, bu heyecanlı cümlelerimi paylaşabilsem :(

Hepinizi sevgiyle kucaklıyorum ve yine aşağıda yer alan; flickr albümündeki birbirinden güzel kareler ile sizi baş başa bırakıyorum efendim :)


21 Mart 2011 Pazartesi

Kurabiye Kursu Görüntüleri - 19.03.2011

IMG_9649a-1

KURABİYE KURSU 2.BÖLÜM :)
Blogspot hala kapalı :( Kısa zamanda açılacağına dair kuvvetli bir inancım vardı ve kendi kendime verdiğim; “direneceğim, hiçbir yere gitmeyeceğim, ben yanlış bir şey yapmadım” diye düşünerek verdiğim bir söz…
Ama daha ne kadar dayanırım sizlerden bu kadar uzak kalmaya bilemiyorum. Sözümden cayıp, başka bir servis sağlayıcıya geçmem an meselesi. Eski günleri çok özlüyorum, böyle kendimi yalnız hissediyorum çünkü…

Aslında bloglar açık olsaydı da, değişen çok bir şey olmayacaktı :) Sağlığım iyi çok şükür, moralimde epey düzeldi ancak taşınma telaşının en yoğun günlerindeyiz.
Ev koli modunda, atlaya zıplaya dolaşıyoruz içeride :)
Her ne kadar tüm temel mutfak eşyalarımı ofise -nam-ı diğer atölyeme- taşısam da ev gibi olmaz malumunuz. O yüzden eğer Kurabiye Kursu olmasaydı muhtemelen Mayıs sonuna kadar blogda; “bana biraz müsaade” tarzında bir yazı baki kalacaktı.
Kurabiye Kursu sayesinde hem blogumu güncellemiş hem de sizlere bir merhaba demiş oluyorum.

Bu haftaki Kurabiye Kursu’da yine şahane geçti! Kelimenin tam anlamı ile tadı damağımda kaldı. Yine uzun zamandır beni okuduğunu söyleyen, “artık ailemizden biri gibisiniz” diyen ve bir araya geldiğimizde sanki uzun yıllardır tanışıyormuş gibi samimi sohbetler ettiğimiz dört cici bayan şenlendirdi atölyemi.
Birlikte pişirdik, taşırdık, süsledik. Bol bol kaynattık, güldük. Vakit nasıl geçti, nasıl akşam oldu anlamadık.
Kurabiye Kursu sayesinde normalde çalışmaktan hiç hoşlanmadığım Cumartesileri benim için iple çektiğim günler haline geldi :)

Sizleri, sağ olsun eşimin çektiği, günün tüm güzelliğini yansıtan fotoğraf kareleri ile baş başa bırakıyorum efendim.
Kocaman sevgiler…


14 Mart 2011 Pazartesi

Kurabiye Kursu Görüntüleri - 12.03.2011

kolaj-2

KURABİYE KURSU 1.BÖLÜM :)
Olur muydu, olmaz mıydı, acaba yapabilir miyim, talep durumu nasıl olur diye arpacı kumrusu :) gibi düşünüp duruyordum.
Şimdi hayatımın pek çok döneminde kendime tekrarlamak zorunda kaldığım bu sözü yine söylüyorum; “keşke daha önce cesaret etseymişim” :)
Öyle güzel bir gün oldu ki, kelimeler ile anlatamam size.
Üstelik bana öyle iyi geldi ki, ilaç gibi…

Sağlığım ile ilgili yaşadığım tatsızlıklar, ev sahibi ile yaşadığımız tatsızlıklar, halen devam eden taşınma telaşı ve yorgunluğu derken meğer nasılda yıpranmış ve yorulmuşum.
Benim ilacım belliymiş aslında; böyle cıvıl cıvıl bir güne, rengarenk hamurlara, cici bici öğrencilere, bir şeyler öğretmenin keyfini yaşamaya, ortaya çıkan cicilerin mutluluğunu onların gözlerinde görmeye ihtiyacım varmış.

Cumartesi günü, benim için kurabiye kursu dışında da anlamlar taşıyordu, okuyucularım ile bir araya gelmiştik çünkü. Bu güne kadar ekranların arkasından oluşan aramızdaki güzel, sıcak elektrik birden dokunulabilir bir hale geldi. Okuyucularım ile karşılıklı sohbet etmek, çay içmek, muhabbeti sanaldan gerçeğe dönüştürmüş olmak bambaşka bir duyguydu.

Neyse benim her zamanki gibi yazdıkça yazasım gelir :) Sözü daha fazla uzatmadan, sizi flickrda oluşturduğum albümün görüntüleri ile baş başa bırakıyorum.
Keyifli seyirler efendim :)


7 Mart 2011 Pazartesi

Kurabiye Kursu Heyecanı ! :)

Kurs heyecanımı sizlerle paylaşmadan önce; blogu olan herkes gibi benimde söyleyeceğim bir iki kelam var elbet.
Malumunuz blogspot.com kapalı! Evet, şaka gibi ama kapalı işte!
İlk günlerde bunun sorumlusu olan Digiturk’e çok kızgındım, hatta çevremde Digiturk aboneliğini iptal ettirmeyenlere ciddi ciddi gönül koydum.
Sonra düşündüm, Digiturk cephesinden bakmaya çalıştım olaya ve hak verdim. Sonuçta onlar bir haksızlığa, bir hırsızlığa karşı hukuk mücadelesi veriyorlar, haklarını yasal yolla arıyorlar ve bu onların en doğal hakkı.
Kızgın olduğumun; “sistem” olduğuna karar verdim. 2011 yılında, uzaya turistik turların yapıldığı bir çağda, bir internet sitesinin mahkeme yolu ile kapatılabildiği sistemdi asıl yanlış olan.

Günümüzde artık herkes internet kurdu... İlkokula giden çocuklar evlerinde html kod yazıyor artık.
Dns ayarları değiştirmek diye bir şey var. Bunun için öyle çok engin bir bilgiye, mühendis olmanıza falanda gerek yok. Google kutucuğuna blogspot-dns yazıyorsunuz bitti gitti. 1 dk. sonra girmek istediğiniz site önünüzde.
Hal böyle iken, bu basit işlemi hiçbir bilgiye sahip olmayan vatandaşlar bile yapabiliyorken, yasaklara neden olan şifresiz futbol maçı oynatan sitelerin bunu halletmesi sizce kaç saniyelerini alır.
Ya onları takip eden, bedelini ödemeden maç izlemeyi kafasına koymuş insanların bu ayarları yapmak kaç dakikasını alır?
En fazla 2 dakika!

Bu yasağın, bu uygulamanın, “devekuşunun kafasını kuma gömmesinden” ne farkı var Allah aşkına?

Blogspot yerine başka bir servis sağlayıcıya yada bağımsız bir server a geçmek kolay ama bana göre kesinlikle çözüm değil. Kabullenmeyi, yenilmeyi strateji değiştirmek olarak görmek çok yanlış... Biz yanlış bir şey yapmadık, burada mırıl mırıl yemek tarifi veriyoruz…
Düzelmesi, değişmesi gereken biz değiliz, bu örümcek ağı bağlamış sistemdir…
En azından ben değiştirmeyeceğim, hiçbir yere gitmeyeceğim. Sistemin düzeleceğine, hatalarının farkına varacaklarına dair kocaman bir inanç besliyorum içimde…
Bu inadımı yersiz bulup, bloguma ulaşamadıkları için bana kırgın olan okuyucularımdan ise af diliyorum ve anlayışınıza sığıyorum…

KURABİYE KURSU...
İçimde kelebekler uçuşturan, bana hastalığımı unutturacak kadar heyecan veren; “Kurabiye Kursu” duyurusunu böyle sitem dolu, hüzün dolu bir yazının altına yazacağımda hiç aklıma gelmezdi :(
Ne yapalım sağlık olsun.

Uzunca bir süredir, sizlerden “Süslü Kurabiye Kursu” verip vermediğimi soran e-postalar alıyordum. Bir yanım; “neden olmasın” diyordu, bir yanımda “acaba becerebilir miyim”… :)
Sonunda cesaretimi topladım :)
Blogumu yakından takip edenler tarzımı zaten biliyor, bildiğim her şeyi anlatma, öğretme sevdalısı biriyimdir… :)
Hem bildiklerimi paylaşmak, hem de okuyucularımla, sizlerle yüz yüze bir arada olmak, gün boyunca kurabiye süslemek, çay içmek, sohbet etmek, son günlerde son derece bozuk olan psikolojime de ilaç gibi gelecek, eminim buna…
Herkesle tek tek ilgilenmek ve kurs sonunda öğrencilerin evlerinden sipariş yapabilecek kadar bilgi sahibi olmalarını istediğim için; sınıflar en fazla dört kişi olacak…
12 Mart ve 19 Mart 2011 olarak planladığım Mart programının ilk bölümünün kontenjanı doldu bile! İlginize çok teşekkür ederim. 19 Mart 2011 için ise sadece iki kişilik yer var :)
Sizlerden gelen talep doğrultusunda, hem yeni tarihler hem de yeni kurs konuları belirleyeceğim.
Bu gelişmeleri blogumun sağ kolonunda bulunan; “Kurabiye Kursu Banneri” nde sürekli güncelleyeceğim.
Daha detaylı bilgi almak isterseniz bana muge@hunerlibayanlar.com adresinden ulaşabilirsiniz…

Hepinize kucak dolusu sevgilerimi gönderiyor ve şimdi kurs için hazırlanmaya, kalan vaktimde de dekorasyon bloglarında kaybolmaya gidiyorum :)

Şimdilik hoşçakalın…